BND Scope: 21. Sayı - ABD Ekonomisi Hız Kaybediyor - Yatırımcılar Daha Seçici

ABD ekonomisi büyümeye devam ediyor ancak hız kaybediyor. Enflasyon geriliyor fakat hizmet kalemlerinde direnç sürüyor. Konut piyasasında arz yetersizliği fiyat baskısını canlı tutarken, yatırımcılar daha seçici davranmaya başlıyor.

2/21/20263 min oku

Şubat ortasında açıklanan veriler ABD ekonomisinin 2025’in ikinci yarısındaki güçlü tempoya kıyasla yavaşladığını gösteriyor. Enflasyon geriliyor ancak özellikle hizmet sektöründe hâlâ hedefin üzerinde. Büyüme devam ediyor fakat önceki çeyreğe göre belirgin biçimde daha zayıf. Konut piyasasında ise talep tamamen kaybolmuş değil, ancak arz yetersizliği nedeniyle dengeli bir toparlanma da oluşmuyor. Bu tablo, yatırımcıların riskten tamamen kaçındığı bir ortam oluşturmuyor; ancak daha temkinli ve seçici davranmalarına neden oluyor.

Enflasyon Geriliyor, Hizmetler Sektörü Hâlâ Güçlü

Ocak ayında tüketici fiyat endeksi aylık %0.2, yıllık %2.4 arttı . Enerji fiyatlarındaki düşüş manşet enflasyonu aşağı çekerken, çekirdek kalemlerde artış sürüyor. Özellikle barınma ve bazı hizmet kalemleri fiyat baskısını canlı tutmaya devam ediyor. Bu nedenle enflasyondaki düşüş homojen değil; bazı kalemlerde belirgin gerileme varken, bazı alanlarda direnç devam ediyor.

Hanehalkı harcamalarında aylık artışın Aralık’ta hızlanmış olması da fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bu durum, Fed’in faiz indirimine gitmek için acele etmeyeceği bir ortam yaratıyor. Enflasyon düşüyor, ancak hâlâ hedefe net biçimde yerleşmiş değil. Bu da piyasanın faiz indirimi beklentilerini zamana yaymasına neden olabilir.

Büyüme Yavaşlayarak Devam Ediyor

2025’in dördüncü çeyreğinde reel GSYH bir önceki yıla göre %1.4 büyüdü. Bir önceki çeyrekte büyüme %4.4’tü; dolayısıyla belirgin bir ivme kaybı söz konusu. Ancak büyümenin tamamen durduğunu söylemek doğru değil. Tüketim ve özel sektör yatırımları artmaya devam etti. Büyümeyi aşağı çeken unsurlar kamu harcamalarındaki düşüş ve ihracattaki zayıflama oldu. Hükümet kapanmasının büyüme üzerinde teknik bir aşağı yönlü etkisi de vardı.

Kamu harcamaları ve dış ticaret etkileri hariç özel sektör kaynaklı reel iç talep %2.4 arttı. Aralık ayı perakende satışları aylık bazda yatay seyretse de yıllık artış korunmuş durumda. Bu, tüketicinin harcamayı tamamen kestiği bir ortam olmadığını gösteriyor. Ancak harcama artış hızı önceki dönemlere göre daha sınırlı.

Bu tablo şirketler açısından da ayrışma anlamına geliyor: Talebe çok duyarlı ve borçluluğu yüksek sektörler daha kırılgan olabilirken, güçlü nakit akışı ve düşük borçluluk oranına sahip şirketler daha dayanıklı kalabilir.

Konut Piyasası: Talep Var, Arz Sınırlı

Ocak ayında bekleyen konut satışları aylık %0.8 geriledi. Aralık ayındaki sert düşüşün ardından ikinci ayda da gerileme görülmesi, konut piyasasında toparlanmanın istikrarlı olmadığını gösteriyor. Bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor; bazı bölgelerde artış görülürken, diğerlerinde düşüş devam ediyor.

Mortgage faizlerinin %6 civarına gerilemiş olması teorik olarak daha fazla alıcının krediye erişebilmesini sağlıyor. Ancak Amerika Ulusal Emlakçılar Birliği(NAR)’nin da vurguladığı gibi bu durum henüz daha yüksek işlem hacmine dönüşmüş değil. Bunun temel nedeni konut arzının yetersiz kalması. Arz artmadığı sürece piyasaya giren yeni alıcılar fiyatları yukarı itebilir. Bu da konut maliyetlerinin enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi anlamına geliyor.

Sonuç

Son veriler ABD ekonomisinin resesyona girdiğini göstermiyor. Ancak 2025’in güçlü büyüme temposunun geride kaldığı açık. Enflasyon düşüyor fakat özellikle hizmet sektöründe hâlâ direnç var. Tüketim artıyor ancak daha sınırlı bir hızda. Konut piyasasında talep tamamen kaybolmuş değil fakat arz kısıtı fiyat baskısını canlı tutuyor.

Bu ortam yatırımcıların geniş çaplı risk iştahını artırdığı bir dönem değil. Daha seçici bir yaklaşım öne çıkıyor. Faiz indiriminin zamanlaması belirsiz olduğu için uzun vadeli faizlere duyarlı varlıklar daha oynak olabilir. Güçlü bilanço, istikrarlı nakit akışı ve verimlilik artışı sağlayabilen şirketler ise bu dönemde daha avantajlı görünüyor.

Ekonomi durmuyor. Ancak hızlanmıyor da. Bu, kararların daha dikkatli alındığı bir dönem anlamına geliyor.

Bu içeriğin İngilizce versiyonunu okumak için buraya tıklayın.