BND Scope: 22. Sayı - ABD Ekonomisinde İstihdam Geriledi, Petrol Yükseldi
ABD’de Şubat ayında istihdam beklenmedik şekilde gerilerken, Ortadoğu'daki gerilim ile petrol fiyatları yükseldi. Enerji maliyetleri yeniden gündeme gelirken üretim ve teknoloji yatırımlarında hareketlilik devam ediyor.
3/7/20263 min oku


Mart ayının ilk haftasında ABD’den gelen veriler piyasaların yönünü etkileyen birkaç başlığın aynı döneme denk geldiğini gösterdi. Şubat ayı istihdam verisi beklentilerin tersine zayıf geldi. Aynı günlerde petrol fiyatları hızla yükseldi. Buna vergi düzenlemeleri ve yeni ticaret adımları da eklenince yatırımcıların takip ettiği başlıklar genişledi.
Özellikle son aylarda ekonomik veriler tek başına yeterli olmuyor; enerji, ticaret ve üretim tarafındaki gelişmeler de fiyatlamalara daha fazla etki ediyor. Bu hafta da iş gücü piyasasındaki yavaşlama ile maliyet baskısının aynı anda gündeme geldiği bir dönem oldu.
İstihdamda Beklenmeyen Zayıflama
ABD Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı Şubat verilerine göre tarım dışı istihdam 92 bin kişi azaldı. Son aylarda artış yönünde gelen verilerden sonra bu düşüş dikkat çekti. İşsizlik oranı da %4,4 seviyesine yükseldi. En belirgin kayıplar üretim, inşaat ve sağlık bağlantılı sektörlerde görüldü.
Burada önemli olan nokta ücretlerdeki artışın devam etmesi. Ortalama saatlik kazançlar Şubat ayında %0,4 yükseldi. Yani şirketler işe alım konusunda daha temkinli davranırken mevcut ücret seviyeleri aşağı inmiyor. Bu durum ABD Merkez Bankası'nın işini kolaylaştırmıyor; aksine istihdamdaki yavaşlama faiz indirimi beklentisini güçlendirse de ücret baskısı enflasyonun izlenmesini gerekli kılıyor.
Konut finansmanında ise daha sakin bir görünüm var. Freddie Mac verilerine göre 30 yıllık mortgage faizi %6 seviyesinde kaldı. Son iki yılın yüksek seviyelerine kıyasla bu oran daha dengeli kabul ediliyor ve konut tarafında sert yeni bir baskı oluşmuş görünmüyor.

Petrol Fiyatı Artıyor
Hafta içinde petrol fiyatları belirgin şekilde yükseldi. Brent petrolün fiyatı yaklaşık %9 artışla 91 doların üzerine çıktı. Bu hareketin temel nedeni Orta Doğu’daki gerilim ve enerji sevkiyatına ilişkin oluşan belirsizlik oldu.
Petrol fiyatı yükseldiğinde bunun etkisi yalnızca enerji şirketleriyle sınırlı kalmıyor. Nakliye maliyetlerinden üretime, akaryakıttan günlük tüketim ürünlerine kadar geniş bir alana yayılabiliyor. Bu nedenle piyasa petrolü sadece emtia fiyatı olarak değil, maliyetlerin erken göstergelerinden biri olarak izliyor.
İstihdam verisinin açıklandığı gün borsalarda görülen satış baskısında bu enerji etkisi de hissedildi. Tahvillere yönelim artarken emtia tarafında alımlar güçlendi. Özellikle kısa vadede yatırımcıların riskli varlıklarda daha seçici hareket ettiği görüldü.
Bazı Sektörlerde Yatırımlar Devam Ediyor
Piyasadaki dalgalanmaya rağmen yatırım tarafında tamamen frene basılmış değil. Özellikle üretim ve teknoloji bağlantılı alanlarda sermaye akışı devam ediyor. Son günlerde vergi düzenlemeleriyle ilgili netleşen bazı başlıklar bu alanları destekliyor.
IRS (Amerikan Milli Gelir İdaresi) tarafından açıklanan yeni düzenlemeler, işletmelerin üretim yatırımlarında ilk yıl maliyetlerinin daha büyük bölümünü vergi avantajı olarak kullanabilmesine imkân tanıyor. Özellikle fabrika yatırımı ve ekipman alımları için bu tür teşvikler önemli kabul ediliyor.
Buna ek olarak ABD ile Tayvan arasında imzalanan yeni ticaret anlaşması dikkat çekiyor. Özellikle yarı iletkenler, yani çip üretimi, enerji alımları ve sanayi bağlantılı yatırımlar önümüzdeki dönemde daha fazla konuşulacak gibi görünüyor.
Şirket düzeyinde bunun en net örneklerinden biri Marvell oldu. Yapay zekâ altyapısında kullanılan özel çiplere yönelik güçlü büyüme beklentisi açıklayan şirketin hisseleri hafta içinde yükseldi. Piyasalar dalgalansa da teknoloji sektöründe yatırımların sürdüğü görülüyor.
Sonuç
Mart ayının ilk günlerinde açıklanan veriler, ABD ekonomisinde bazı alanlarda yavaşlamanın başladığını, buna karşılık maliyet baskısının tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. Özellikle enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi, önümüzdeki haftalarda enflasyon tartışmalarını yeniden öne çıkarabilir.
Bundan sonraki süreçte piyasaların en çok izleyeceği konu petrol hareketinin geçici mi kalıcı mı olacağı olacak. Çünkü enerji maliyetleri uzun süre yüksek kalırsa, bu yalnızca fiyatlar genel seviyesini değil, faiz beklentilerini ve yatırım kararlarını da yeniden etkileyebilir.
