BND Scope: 33. Sayı - Ekonominin Ağırlık Merkezi Değişiyor

Hane bütçeleri reel gelir ve yüksek temel giderlerle sıkışırken üretim, sipariş ve yatırım göstergeleri güçleniyor. ABD ekonomisinin taşıyıcı gücü tüketimden tamamen kopmuyor; ancak üretim hattı, verimlilik ve yeniden yönlenen ticaret akışları daha büyük bir rol üstlenmeye başlıyor.

8/15/20265 min oku

ABD ekonomisinin sesini yalnızca mağaza kasalarından dinlemek giderek daha yanıltıcı hâle geliyor. Tüketicinin harcama iştahı zayıflarken fabrikalarda üretim, yeni siparişler ve birikmiş iş yükü hızlanıyor. İşletmeler açık pozisyonlarını doldurmakta zorlanıyor, fakat ülke genelinde istihdam artışı neredeyse durmuş durumda.

Bu sayının ayırt edici özelliği toplam ekonomik hızdan çok, ekonomik hareketliliği kimin sağladığıdır. Ekonomide hane halkının katkısı zayıflarken üretim kapasitesi, verimlilik ve dış talep daha fazla ağırlık kazanıyor. Bu geçiş, ekonomik faaliyeti destekleyebilir; ancak üretim artışının ücretlere ve istihdama ne ölçüde yansıyacağı henüz net değil.

Hane Bütçesi Daralıyor

Perakende ve yeme-içme satışları aylık yüzde 0,6 azalarak 763,6 milyar dolara geriledi. Satışlar geçen yılın aynı döneminden nominal olarak yüzde 5 yüksek olsa da kısa vadeli yön aşağıya döndü. Tüketici güveni de 51 seviyesine inerek bir yıl öncesinin yüzde 12,4 altında kaldı. Daha da önemlisi, tüketicilerin yalnızca yüzde 8’i gelirinin gelecek yıl enflasyondan hızlı artmasını bekliyor.

Temmuz enflasyonu aylık yüzde 0,1’e gerilese de yıllık oran yüzde 3,4 düzeyinde. Enerji fiyatları bir yıl öncesine göre yüzde 14,7, benzin fiyatları ise yüzde 24,6 daha yüksek. Reel ortalama saatlik kazançların yıllık yüzde 0,2 azalması, fiyat artışlarının ücretleri yeniden yakaladığını gösteriyor. Konut piyasasında satışlar yüzde 1,7 gerilerken evlerin ortalama satış fiyatının yüzde 2 yükselmesi ve mortgage faizinin yüzde 6,5 civarında kalması, büyük harcamaların önündeki engel olmaya devam ediyor.

Zayıflık bütün tüketim kategorilerine eşit dağılmıyor. Giyim mağazaları ve restoranlar büyürken otomotiv ve çevrim içi satışlarda gerileme yaşandı. Fast food restoranlarında düşük fiyatlı menüler tek başına trafik üretmeye yetmiyor; markalar arasındaki performans farkını ürün, hız ve erişilebilirlik belirliyor. Tüketici harcamayı bırakmış değil, fakat bütçesini genişletmek yerine kategoriler arasında yeniden dağıtıyor.

İş Piyasasında Düşük Devir

Tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken işsizlik oranı yüzde 4,1’de kaldı. İş gücüne katılım oranı ise yüzde 61,4’e geriledi ve yıl başından beri 0,7 puan düştü. İşten çıkarmalarda geniş çaplı bir sıçrama görülmüyor; buna karşılık yeni işe alımların hızı da ekonomik faaliyeti hane gelirine taşıyacak güçte değil.

Haziran sonunda ekonomide 7,4 milyon açık pozisyon bulunuyordu. İşe alımlar 5,3 milyon, gönüllü işten ayrılmalar 3,2 milyon, işten çıkarmalar ise 1,8 milyon seviyesinde kaldı. Hizmet sektöründe faaliyetler ve yeni siparişler büyürken istihdam endeksinin 47,4’e düşmesi de şirketlerin artan iş potansiyelini aynı hızda yeni çalışanlara dönüştürmediğini gösteriyor.

Küçük işletmeler ise farklı bir sorun bildiriyor. İşletmelerin yüzde 36’sı açık pozisyonları dolduramıyor; yüzde 27’si nitelikli veya erişilebilir iş gücünü en önemli problem olarak tanımlıyor. Net yüzde 20’lik bir kesim istihdam artırmayı planlıyor. Böylece düşük ulusal istihdam artışı ile yerel iş gücü sıkıntısı aynı anda yaşanıyor: ekonomide pozisyon var, fakat beceri, coğrafya ve ücret düzeyi her zaman uygun adayla buluşmuyor.

İmalat Yeniden Devreye Giriyor

Tüketim rakamları ivme kaybederken imalat ekonomisi son yılların en güçlü sinyallerinden birini verdi. İmalat PMI endeksi 55,6’ya, üretim endeksi 58,5’e, yeni siparişler 56,7’ye yükseldi. Birikmiş siparişler 55 seviyesine ulaşırken sektör istihdamı 33 ay sonra ilk kez genişlemeye başladı. Üstelik müşteri stoklarının düşük kalması, yeni siparişlerin yalnızca depoları doldurmak için verilmediğine işaret ediyor.

Toplam fabrika siparişleri yüzde 0,3 azalmış olsa da havacılık ve savunma gibi dalgalı kalemlerden arındırılmış sermaye malı siparişleri yüzde 1,2, sevkiyatları yüzde 2 arttı. Tamamlanmamış siparişlerin son 24 ayın 23’ünde yükselmesi, üreticilerin önünde hâlâ ciddi bir iş yükü bulunduğunu gösteriyor. Küçük işletmelerde sermaye harcaması planlayanların oranının Aralık 2024’ten bu yana en yüksek düzeye çıkması ve aylık işletme başvurularındaki yüzde 8,1’lik artış da yatırım tabanının yalnızca büyük üreticilerle sınırlı olmadığını düşündürüyor.

İmalat üretimi ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde 4,6, dayanıklı mal üretimi yüzde 7,3 arttı. Sektör verimliliğindeki yüzde 1,9’luk yükseliş, birim iş gücü maliyetlerinin çeyrek boyunca değişmemesini sağladı. Ancak ekonominin genelinde emeğin üretimden aldığı pay yüzde 52,9 ile 1947’de başlayan serinin en düşük seviyesine indi. Fabrikalar daha fazla üretirken elde edilen kazancın ücretlere ne ölçüde aktarılacağı, üretim canlanmasının tüketimi de güçlendirip güçlendirmeyeceğini belirleyecek.

Güncel veriler ekonominin tek bir hızda ilerlemediğini gösteriyor. Tüketim ve hizmet faaliyetleri büyümeyi desteklemeyi sürdürüyor; ancak ilave ivme giderek üretim, birikmiş siparişler, iş yatırımları ve yeniden yönlenen ticaret akışlarından geliyor.

Bu değişimin kalıcı bir ekonomik güçlenmeye dönüşmesi, üretim ve verimlilik kazanımlarının istihdam ile reel gelire ulaşmasına bağlı. Aksi halde arz hızlanırken iç talebin arzı karşılama kapasitesi zayıflamaya devam edebilir.

ABD ekonomisindeki yakın dönem değişimi düz bir yavaşlamadan çok, bileşimin yeniden kurulması olarak okumak daha anlamlı görünüyor. Bundan sonraki önemli gösterge, üretim hattındaki hareketin fabrika dışına çıkıp çıkamayacağı olacak.

Dış Akışlar İç Dengeyi Değiştiriyor

ABD’nin dış ticaret açığı yüzde 5,6 azalarak 73,3 milyar dolara geriledi; ihracat yüzde 0,9, ithalat yüzde 1,8 düştü. Buna rağmen limanlara gelen konteyner hacmi temmuz ayları içindeki en yüksek dördüncü seviyeye ulaştı. Çin kaynaklı konteynerler ise son bir yılın zirvesine çıktı. Şirketlerin tarife değişikliklerinden önce mal çekmesi, toplam ithalat zayıflarken belirli ürün ve rotalarda yoğunlaşma yaratıyor.

Konteyner taşımacılığında hacim ve fiyatların birlikte yükselmesi, bu yoğunlaşmanın lojistik şirketlerine yansımasını gösteriyor. Maersk’in okyanus taşımacılığı hacmi yüzde 4,1, ortalama navlun fiyatı yüzde 22 arttı. Şirket, fiyatların şekillenmesinde jeopolitik çatışmadan çok liman sıkışıklığı ile Çin’den gelen güçlü ihracatın etkili olduğunu belirtiyor. Karayolu yük taşımacılığı fiyatlarının aynı dönemde yüzde 1,8 gerilemesi ise bütün lojistik kanallarının aynı fiyat döngüsünde olmadığını ortaya koyuyor.

Enerjide rota değişimi daha doğrudan. Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yeniden durma noktasına gelmesi, Asyalı rafinerileri ABD ham petrolüne yöneltti. Asya’nın ABD’den aldığı petrol temmuzda günlük 2,35 milyon varille rekor kırdı. Bu talep Amerikan üreticilerine yeni bir ihracat alanı açarken yüksek ihracat ve düşük ithalat, ABD’nin ticari petrol stoklarını beş yıllık ortalamanın altında tutuyor. Küresel arz sorunu böylece ABD için hem ihracat fırsatı hem de iç fiyatlar ve stoklar üzerinde yeni bir baskı kanalı oluşturuyor.

Sonuç

Danışmanlık

Bize Katılın

info@bnd.consulting

+1 (832) 270-5239

© 2025 Tüm hakları saklıdır.